SEO’da Başarılı Olabilmek İçin 10 Kritik Adım

Google SEO

SEO çalışmalarınızla, arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak ve sitenize gelen trafiği arttırmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Haydi, başlayalım!

1. Kitlenizin Arama Sorgularını Hedefleyen İçerik

İşte, SEO’nun kalbi tam da burasıdır.

Arama sonuçlarında başarıya ulaşıp ulaşmayacağınız bu adımda belirlenir.

Kullanıcının maruz bırakıldığı geleneksel reklamların – örneğin televizyon reklamları – aksine SEO ile kullanıcıya tam olarak aradığı içeriği, istediği anda sunmanız gerekir

Bunun için öncelikle kullanıcıların ne aradığına dair somut veriye ihtiyacınız var. SEO çalışmalarının ilk adımı, bu nedenle anahtar kelime araştırmasıdır.

Anahtar kelime araştırması sırasında dikkat edilmesi gereken üç farklı veriden söz edebiliriz:

  1. Sorgu: İnsanlar ne arıyor?
  2. Aranma Hacmi: Sorgu kaç kez aranmış?
  3. Zorluk/Rekabet: Google’da bu sorguda üste çıkmak ne kadar zor ya da rekabet ne kadar yüksek?

Üzerine çalışmanın değerli olacağı sorguları tespit ettikten sonra bu arama sorgularını hedefleyen içerik oluşturabilirsiniz.


2. Arama Motorları Tarafından Taranabilir + Erişilebilir Olma

Arama motorları, web sitenizi tarayamıyor ya da anlayamıyorsa yaptığınız tüm anahtar kelime çalışmaları anlamsız kalır.

Teknik tarama ve erişilebilirlik sorunları, birçok sitenin aşamadığı bir engel olarak karşımıza çıkar. Bu sorunun üstesinden gelebilen sayfalar SEO yarışına bir sıfır önde başlar.

robots.txt dosyanızın önemli sayfalarınızı ya da kaynaklarınızı engellemediğinden emin olarak ve makine tarafından okunabilir metin kullanarak işe koyulun. Ancak hepsi bu değil. Yapabileceğiniz pek çok şey var.

SEO uzmanlarının başarılı ve bilgili olması gereken bazı teknik alanları şöyle sıralayabiliriz:

  • Arama motorlarının tüm önemli URL’leri bulmasını ve taramasını,
  • Sayfadaki içeriğin arama motorları tarafından okunabilir olmasını,
  • Sitedeki her bir sayfanın alakalı ve özgün olmasını sağlamak.

SEO denetim araçlarını kullanarak tarama sorunları olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ücretsiz olarak kullanabileceğiniz ya da deneyebileceğiniz güvenli araçlardan bazıları şunlar:


3. Bağlantıların Kalitesi ve Sayısı

Her bir bağlantı bir oy.

Google’ın kurucuları Larry Page and Sergey Brin ilk orijinal PageRank patentini 1996 yılında yazdıklarında, yeni bir fikirleri vardı: Web sayfalarını insanlardan oluşan editör ekiplerinin puanlaması sonrası sıralamak yerine, bu sayfalara referans veren diğer bağlantı sayılarına göre sıralamak.

Bugün Google algoritmaları, bağlantı saymanın çok daha ötesinde çalışıyor. Artık bu algoritmalar o kadar detaylı ki, tam olarak her bir aşamayı bilmemiz mümkün görünmüyor.

Ancak başarılı Google SEO uzmanlarının hemfikir olduğu bir şey var: popülerlik yarışında güven, alaka düzeyi, konum başta olmak üzere pek çok faktör devreye giriyor.

İç bağlantılar (kendi sitenizden yönlenen bağlantı), güvenilir sitelerden gelen bağlantılar kadar güçlü bir etki yaratmayabilir. Yine de bu durum, iç bağlantılar ve site mimarisinin SEO çalışmalarında önemli bir rol oynadığı önemli bir faktördür.

Bağlantıların artık SEO için etkili olmadığına dair yaygın bir dedikodu var. Ancak yapılan çalışmalar ve testler sonrasında, en güçlü SEO başarı faktörlerinden birinin bağlantılar olduğunu halen göstermiştir.

Bağlantılar, bir navigasyon hizmeti vermenin ötesinde bir amaca hizmet eder ve Google’a web sayfası hakkında önemli bir bilgiler veren sinyaller içerir.

Bu sinyallerin bazıları şunlardır:

  • Bağlantının yetkinliği + Güvenilirliği
  • Bağlantının alakalı olup olmadığı
  • Bağlantı metni

Google, sayfayı nasıl sıralandıracağına karar vermek için bu sinyallerin verdiği değerleri göz önünde bulundurur.


4. Kullanıcının Amacına Ulaşması

Parçalar nihayet bir araya geliyor. az sabır:)

  • Kullanıcının sorgusuyla alakalı hedef kitle içerik,
  • Arama motorları tarafından taranabilir ve erişilebilir site,
  • İçeriğinize referans veren güvenilir bağlantılar.

Peki sırada ne var? En önemli sorulardan birini sormanın zamanı geldi:

İçeriğiniz kullanıcının amacına ulaşmasına yardımcı oluyor mu?

İçeriğinizin belli anahtar kelime ve ifadelerden oluşacak şekilde hedeflenmesi ve eşleşmesi önemli, ancak yeterli değil. Google’ın bilmek istediği başka bir şey var: İçeriğiniz kullanıcının aradığı bilgiyi sağlıyor mu? Ona tatmin edici bir cevap verebiliyor musunuz?

Eğer kullanıcı, sayfanıza geldikten sonra Google’a geri dönüyor ve aynı arama sonuçlarını tekrar inceliyorsa bu ona yeterince tatmin edici bir cevap vermediğiniz anlamına gelir. ( sıkıntı büyük ) demektir

Google, kullanıcıların önüne rasgele sayfalar çıkarmak istemez, onların sorularına en iyi cevapları veren seçenekleri listelemek ister. Teknoloji devi Google, kullanıcılarına en kısa sürede en iyi sonucu vadediyor ve sizin de buna uygun davranmanız gerekiyor. daha fazla trafik için kullanıcı deneyimi faydarlarından yararlanın ve İçerik Stratejinizi geliştirmezseniz artık sonuç ne olur anlamışsınızdır (:


5. İçeriğin Özgünlüğü

İçeriğiniz diğer pek çok sayfanın içeriğiyle tamamen aynı olursa, Google sizi üst sıraya yerleştirmek için bir sebep bulamaz. Tamamen aynı olan iki içerikten hangisini üst sırada yerleştireceğine karar vermek, Google için oldukça zor. ( Duplicate içerik istemeyiz )

İçeriğiniz özgün olmadığında iki şey olur:

  • Google en iyi sonuçları vermek için tüm kopya içerikleri sıralamadan çıkarır.
  • Kopya içerik, Sıralamalar‘da rekabette geride kalır.

Kopya içeriğin sebebi genellikle farklı bir siteden içeriğin doğrudan kopyalanmasıdır. Bunun yanı sıra kopya içerik, aynı site içerisinde iki ya da daha fazla aynı veya benzer URL’nin oluşturulmasından kaynaklanabilir. Bu da kopya içeriğin farkında olmadan bile yaratılabileceği anlamına gelir.

Dikkatli olalım Google Amcamızın tarama bütçesini boşa harcamayın hiç hoşlanmaz bu durumdan ( çalma mazlumun yazısını düşersin aheste aheste (:

Kopya İçerik Sorunları

Kopya içeriğin, farklı bir siteden alınmasının neden problemli olduğu apaçıktır. Ancak farkında olmadan kopyalanan içerik üzerine biraz daha detaylı düşünmemiz gerekir. Örneğin, aşağıdaki gibi iki farklı sayfa oluşturduğunuzu varsayalım:

  • https://ornek.com/urun
  • https://ornek.com/urun?color=default

Teknik olarak, bu iki URL tam olarak aynı sayfayı oluşturabilir. Bu durumda Google’ın iki sayfayıda taraması gerekir ve bu bütçenin boşa harcanması anlamına gelir. Ayrıca bu durum, iki sayfanın bağlantı eşitliği ve diğer sıralama sinyallerini karmaşık hale getirebilir. Bu da Google’ın hangi sayfayı sıralamaya sokacağına karar vermesini zorlaştırır. ve sonuç sayfanız nerde meçhul olabilir 🙂


6. Uzmanlık, Yetkililik ve Güvenilirlik

Anahtar kelime hedefleyebilir, bağlantı alabilir ve kullanıcının amacına ulaşmasına yardımcı olan içerik üretebilirsiniz.

Peki sitenizin Google ve kullanıcılar açısından güvenilir olduğundan emin misiniz?

SEO’nun ilk zamanlarında, arama motorlarını kandırmak ve düşük kalitedeki sayfalara trafik almak oldukça kolaydı. Bununla mücadele etmek için Google algoritmasına Panda’yı kattı. Böylece yüksek ve düşük kalitedeki sayfaları ayıran makine öğrenmesini kullanmaya başladı.

Google Kalite Değerlendirme Rehberi’nde kaliteli bir sayfanın belirleyicileri uzmanlık, yetkililik ve güvenilirlik olarak sıralanıyor. Değerlendirmeler makine öğrenmesi tarafından yapılıyor. Google’ın makine öğrenmesi algoritmasındaki eğitim verilerini, insanlardan oluşan kalite değerlendirme ekipleriyle çalışarak elde ettiği tahmin ediliyor.

Diğer yüksek kaliteli sayfa sırlama belirleyicileri ise şu şekilde ifade ediliyor:

  • Yeterli miktarda yüksek kalitede içerik
  • İçerikten kimin sorumlu olduğuna dair açık bir gösterge. Örn: Yazar bilgileri, Hakkımızda bölümü ve iletişim bilgileri
  • Olumlu yönde Marka bilinirliliği

7. Güncellik

İlk zamanlarından bu yana, Google güncellik konusuna büyük bir önem veriyor. Bunun için Sorgu Güncelliği Hak Ediyor (Query Deserves Freshness) adlı bir değerlendirme ölçütü kullanarak güncel sonuçlardan en fazla fayda sağlayabileceklere arama sonuçlarında yer verir.

Örneklerle açıklayalım:

  • Haberler ve Güncel Olaylar – “Corona virüsü” “Grammy Awards”
  • Yinelenen Olaylar – “Ay tutulması” “Dünya Kupası Programı”
  • Sık Güncellenenler – “iPhone Specs” “Mac Reviews”
  • Arama hacminde veya sosyal medyada yakın zamanda bir artış olan konular

Bunların dışında, içeriğinizin ne kadar güncel ve alakalı olduğuna karar veren farklı sinyallerden faydalanmaktadır.

  • İçerik ne zaman yayına alındı?
  • İçerik güncelleniyor mu? (bu kısımda hangi bölümlerin güncellendiği ve güncellenen içeriğin miktarı da önemlidir)
  • İçerik ne sıklıkla güncelleniyor?
  • İnsanların bağlantıya ne sıklıkla tıklıyor? (sıklığın düşmesi, içeriğin bayatladığı mesajı verir)
  • Etkileşim metrikleri ne yönde değişiyor? (etkileşimin düşmesi içeriğin güncelliğini kaybettiğini gösterir)

İçeriğin güncelliğini gösteren bazı sinyaller şunlardır:

Diğer taraftan içeriği güncellemenizin bir amacı olması gerekiyor. Kelimeleri eş anlamlılarıyla değiştirip içeriği güncellemiş olmanıza güvenirseniz, sonuçlar beklediğiniz gibi olmayabilir. Bunun yerine, içeriğin gerçekten daha faydalı olmasını sağlayan değişiklikler yapmanız gerekiyor.


8. Tıklama Oranı (CTR)

Uzunca bir süre Tıklama Oranı’nıın Google sıralamalarında önemli bir faktör olup olmadığı tartışıldı. Google SEO araştırmaları gösteriyor ki, arama sonuçlarında çıkan sayfalar tıklandıkça sıralamaları da yükseliyor.

Ancak bazı SEO uzmanlarına göre bu oldukça karışık bir sinyal. Bu nedenle doğrudan bir belirleyici değilse de dolaylı olarak sıralamayı etkileyebilir.

Yine de kimin haklı olduğu çok önemli sayılmaz. İster doğrudan olsun ister dolaylı, Tıklama Oranı, sıralamanın yükselmesini sağlıyor. CTR sonuçlarınızı güçlendirdiğiniz zaman daha fazla trafik alırsınız. Hepsi bu!

Daha fazla tıklanma, pek çok potansiyel fayda sağlar.

Yüksek CTR, daha fazla kullanıcının içeriğinizi gördüğü anlamına gelir. Bu da daha fazla kullanıcının içeriğinizi paylaşması, daha fazla bağlantı vermesi ve diğer yollarla etkileşime girmesi için önemli bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bunlar, doğrudan ya da dolaylı olarak Google sıralamalarında yükselmenize yardımcı oluyor.

CTR’nızı yükseltmenize yardımcı olarak üç temel araç bulunur:

  • Başlık,
  • Meta açıklaması,
  • Zengin snippet.

İyi haber şu ki, bu üç aracı kısmen de olsa kontrol edebilirsiniz. Google arama sonuçlarında bilgilerinizi istediği gibi göstermeyi seçebilir, ancak siz bu kararı yapılandırılmış veri işaretlerinizle büyük ölçüde etkileyebilirsiniz.


9. Hız

Hız çok önemli.

Hız, tartışmaya açık bir konu değil. Google SEO sonuçlarını etkilediği çoktan doğrulandı. Google bunu 2010 yılında ilan ettiğinde yalnızca az sayıda yavaş yüklenen sayfaya uyguladığını söylemişti.

O zamandan bu yana çok sayıda çalışma, hız ve sıralama arasında ciddi bir ilişki olduğunu gösterdi. Buna ek olarak, Google site hızının mobil sonuçlar için bir sıralama kriteri olduğunu açıkça söyledi.

Google ve SEO topluluklarının kullandığı Lighthouse adlı ücretsiz aracı kullanarak sitenizin hızını test edebilirsiniz. Burada göreceğiniz Performance Audit ile sayfa hızını puanlayabilir ve hızınızı artırmak için neler yapabileceğinizi görebilirsiniz.

Diğer Hız Testi edebilceğiniz Kaynaklar


10. Farklı Cihazlar ile Uyumluluk

Bu metni okuduğunuz cihazın ekranı ne büyüklükte?

Laptop, masaüstü bilgisayar, tablet ya da akıllı telefon olması fark etmeksizin, kullanıcı odaklı tasarım üzerinde durmanız gerekiyor ve sonrasında kullanıcılara tutarlı izlenim sunmalısınız.

Günümüzde çoğu içerik, farklı cihazlar için ve mobil uyumlu şekilde oluşturuluyor. Çünkü mobil uyum + kullanıcı deneyimi, SEO performansını büyük ölçüde etkilemeye devam ediyor.

Evet, mobil uyumluluk Google sıralama faktörleri arasında önemli bir yer tutalıyor. Ancak bundan daha önemlisi web sitesi tasarımının etkileşim ve kullanılabilirlik testi yapmanızı öneriyorum, memnuniyet ve kalite kriterlerine uyup uymadığı. Kötü bir mobil UX Kullanıcı Deneyimi sıralamanızı olumsuz yönde etkiler ve görünürlük grafiğinizi düşürür.

Diğer taraftan, olumlu bir deneyim sizi destekler.

Google, bir süredir mobil öncelikli bir yaklaşım geliştirerek site içeriğinin mobil sürümünü kullanarak sitelerin sıralamalarını belirlemeye başladı. Yani, mobil siteniz masaüstü siteniz kadar iyi değilse, sorun yaşayabilirsiniz. En baştan başlayın ve mobil uyumlu bir siteniz olduğundan emin olun.

Mobil öncelikli dizine ekleme, 1 Temmuz 2019’dan başlayarak tüm yeni web siteleri için varsayılan olarak etkindir

Ek Kaynaklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir